T24 Haber Merkezi
Yeşilçam’ın usta oyuncusu Kadir İnanır’ın vasiyetine ilişkin aile üyeleri arasında yaşanan tartışmalar sürerken, hayat arkadaşı Jülide Kural ilk kez açıklama yaptı. Yas sürecinde olduğunu belirten Kural, İnanır’ın vefatının üzerinden henüz dört ay bile geçmediğini hatırlatarak sanatçının hatırasına, emeğine ve iradesine saygı gösterilmesi gerektiğini söyledi.
Kadir İnanır’ın 2022 yılında hazırladığı vasiyetnamede, mal varlığını hayat arkadaşı Jülide Kural’a bıraktığı ortaya çıkmıştı. Vasiyetin okunmasına ilişkin dava, bazı yasal mirasçılara tebligat ulaşmaması nedeniyle 17 Aralık’a ertelenirken, yeğeni Levent İnanır, dayısının sağlık sorunları nedeniyle irade problemi yaşadığını ve vasiyeti bilinçli şekilde imzaladığını düşünmediğini öne sürerek hukuki yollara başvuracaklarını açıklamıştı. İnanır, dayısının 2015’teki vasiyetinde Kural’a yalnızca bir ev bıraktığını, 2022’de ise tüm mal varlığını ona devrettiğini belirterek vasiyetin hazırlanma sürecini sorgulamış; Kural’a “İhtiyaç sahibi yeğenleri var. Sana gereğini yaptı Kadir Dayım. Sen de sana yakışanı yap” sözleriyle çağrıda bulunmuştu.
Sanatçının bir diğer yeğeni Gül Bakar ise Kadir İnanır’ın kararına saygı duyduğunu belirterek Jülide Kural’ın sanatçıya gösterdiği özenin, sevginin ve fedakârlığın tanığı olduğunu söyledi.
Vasiyet tartışmalarına bugüne kadar doğrudan yanıt vermeyen Jülide Kural, Gel Konuşalım programına gönderdiği yazılı açıklamayla sessizliğini bozdu. Ağır bir yas sürecinden geçtiğini belirten Kural, İnanır’ın hatırasının miras tartışmalarının gölgesinde kalmaması gerektiğine işaret etti.
Kural, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Tahmin edersiniz ki oldukça ağır bir yas sürecinin içindeyim. Kadir İnanır’ın toprağa verilmesinin üzerinden henüz 4 ay bile geçmemişken, onun adına, emeğine, iradesine ve onuruna saygı göstermek yalnızca bir vefa meselesi değildir. Bu insani, ahlaki ve vicdani bir sorumluluktur. Yaşamı boyunca savunduğu değerlere ve geride bıraktığı büyük emeğe gösterilecek saygının, her türlü tartışmanın üzerinde tutulması gerektiğine inanıyorum.”
(Editör: Başak Şelik)